KAÇKARLAR DA ULTRA KOŞMAK …

Kaçkar Ultra 2015 senesin de koştuğum 6ncı yarışımdı. Bu zamana kadar Çekmekoy Ultra (45km), Miami Yarı Maratonu (21km), Runatolia Maratonu (42.195km), İznik Ultra Maratonu-Orhangazi etabı (82km) ve Zugspitz Ultra Maraton’u (70km) koşmuştum.

Bu yarış’ta koşup koşmayacağım belli değildi. Çünkü bu yarış’tan sadece bir hafta önce Almanya’nin Grainau bölgesin de Salomon tarafından düzenlenen ‘Salomon Zugspitz Ultra Maratonu’nu koşacaktım. O yarış’tan sorunsuz çıkarsam ve iyi dinlenirsem doğduğum topraklarda, Rize de start’taki yerimi almayı umuyordum ve nitekim de öyle oldu.

25 haziran perşembe günü ‘Anadolu jet’ ile Sabiha Gökçen’den Trabzon’a uçtum. Oradan Rize’ye köyüme geçip yarış öncesi bir gün orada konakladım. Doğum günüm olan 26 haziran cuma günü Rize’nin pazar ilçesin de ultra maraton sporcusu olan cok sevdigim kardeşim Bilge Kurt’la Ayder’e gitmek üzere minibüs’e bindik. Kalacağımız otel olan Haşimoğlu Otel‘e yerleşip daha sonra yarış çiplerimizi alıp, akşam da yarış briefing’ine katıldık. Yemekten sonra vakit kaybetmeyip hemen odama gidip sabah cok erken kalkacağımız için erkenden uyudum.

Screen Shot 2015-11-06 at 20.16.40
Bilge ile Çamlıhemşin’e gidiyoruz 🙂
11217805_899841950072252_3538864305327984127_n
Hazırız 🙂

YARIŞ GÜNÜ

Yarış startı sabah saat 07:00 de Palavit Yaylasın da verilecekti. Tabi oraya gitmek için gece 04:30’ta servisteki yerimizi almamız gerekiyordu. Gece 03:30 gibi kalktık, yarış kıyafetlerini giydik ve hemen kahvaltıya geçtik.

Kahvaltı’nın ardından yarış çantalarımızı ve drop-bag’lerimizi alıp servise bindik. Yaklaşik 2 saatlik bir yolculuğun ardından başlangıç noktasına ulaştık. Biz gelmeden önce sürekli yağmur yağan Kaçkar’lar da yarış’ın başlangıç anında baya azalmış ama sis yoğundu. Neyse ki şansımıza ayder de yağan yoğun yağmurun olmaması bizleri sevindirdi 🙂

11781823_1616990378557864_1899316780536566542_n
Sisli Kaçkar Ultra startı 🙂
11667534_486514658183882_4169977036786534657_n
Ultra sevdalısı Öznur hoca ile yarış öncesi bir kare 🙂

YARIŞ’TA NELER OLDU?

Yaklaşık 1800 metre rakımda başlayan yarış’ın ilk 10km’si sadece çıkış’tan oluşuyor. 10kmde yaklaşık 1000 metre tırmanmayı gerektiren bölüm yarış’ın aslında kırılma noktası diyebilirim. Start verildikten sonra kontrollü bir şekilde yarışa başladım. Oda arkadaşim Bilge ile giderim diyordum ama malesef bu mümkün değildi. Geçen haftaki yarış’tan dolayı calf’larım daki ağrılar start’la birlikte başlamıştı. Tabi Bilge’ye çıkışlar da ayak uydurmak çok kolay değildi. Ön grup’ta yer almak yerine biraz gerilerin de kendi tempom da gidiyordum. Rakım yükseldikçe yağış’ta azalmış, hatta bitmişti. Ön grup zamanla hızını artırıyor ve aramız daki mesafe açılıyordu. Belli bir zaman sonra da o grup koptu. Bende kendimi zorlamadan yavaş yavaş çıkmaya karar verdim.

Hızımı kontrol ederek çıkmaya devam ediyordum. Parkur sağ’lı-sol’lu dönemeçlerle bizi yukarı doğru çekiyordu. Calf’larimdaki ağrı olmasa kesinlikle daha hızlı gidebileceğimi biliyordum. Ama kendimi yıpratmamam gerektiğini de biliyordum. Bu yarış benim için bir hedef değildi. Doğduğum topraklarda yarış koşmak ve Alper abi’yi desteklemek için oradaydım.

İlk çıkışı bitirmiş, zirvede ki istasyona gelmiştim. Istasyon da yarım muz aldıktan sonra inişe başladım.Yukarıdan aşağıya baktığım da kimseyi göremiyordum. Sanki önümdekiler uçmuştu. Hızımı yavaş yavaş artırmaya başlamış 5’in (pace) altına inmişti. Rakım azaldıkça daha hızlanıyor rüzgarın  sesini ve şiddetini kulaklarım da hissediyordum. Vücudumun ısınmaya başladığını hissettim ve bu da beni rahatsız ediyordu. Sıcak’tan ziyade soğuğu tercih eden biriyim. Hemen durup üstümdeki rüzgarlığı çıkarıp çantamın arka dış gözüne koyduktan sonra yoluma devam ettim. Hızım artık 4.30’un (pace) altına inmişti. Serin havada yokuş aşağı iniş benim için büyük avantaj idi. Çıkış’ta önümdekilerle açılan farkı kapatmam gerekiyordu. Kontrollü ama bir hafta önce Zugspitz Ultra dan çıkmış biri için hızlı bir tempoyla iniyordum. Artık önümde ki koşucuları tek tek görmeye başlamış farklı noktalar da çoğunu geçmeyi başarmıştım. İniş bitmiş orman’a, yani patikaya doğru çıkış yapmaya başladık. Orada bize yol gösteren arkadaşlar 16nci sırada olduğumu söylediler. Daha gerilerde olduğumu düşünmüştüm. Bu şekil de patikaya girdim. Yavaş yavaş yükselen grafikte patika’yı yine calf ağrısından dolayı koşamıyordum.

Düzlük ve inişlerde sorun yaşamadığım calf’larda çıkışlar da acı çekiyor, koşmak istemiyordum. Patika bölümünün de büyük bölümünü hızlı tempo yürüyerek kalan bölümü de koşarak bitirmiş yoluma devam ediyordum. Tabi bu sırada gördüğümüz manzaları anlatmakla size tarif edemem. Kesinlikle seneye bu deneyimi yerinde yaşamanız gerekiyor.

Yarış’ın önemli bölümlerini geçmiş artık tempomu bularak koşmaya devam ediyor, hızlanmaya geçeceğim bölüme gelmeme yakın bir süre kala beslenmeme de dikkat etmeye çalışıyordum. Bu yarış’ta tuz tableti ve enerji jeli kullanmadım. Kontrollü bir şekil de su tüketip istasyonlar dan tuzlu yiyecekler ve muz ile kendimi besledim. Eğer kontrollü bir şekil de beslenmenizi yapmazsanız yarış’ta geri dönüşü olmayan düşüş yaşayabilirsiniz. Kendimi iyi hissederek yoluma devam ediyordum. 30ncu km de yer alan istasyona gelmiştim. İstasyon da kola ve su vardı. Yiyecek konusun da çok zayıftı. Benden sonra birşey koymuşlar galiba istasyona. Orada yarım bardak kola içtikten sonra hızla uzun bir iniş bölümüne geçmeye başladım. Kendimi iyi hissediyor, sürekli saatime bakarak hızımı kontrol ediyordum. Grafik’te uzun bir inişin olduğunu görmüştük ama bu kadar dik eğimli ve durmadan iniş yapacağımızı tahmin etmemiştim. Uzun bir süre önüm de kimseyi göremedim. Kimseyi göremedikçe hızımı daha da artırmaya çalışıyor sıralama da biraz daha yukarda olmaya çalışıyordum. Çıkış’ta yaşadığımız sağ’lı sol’lu parkur’un inişleri de aynı şekil de sağ’lı sol’lu bir şekildeydi. 36-37nci km’lere geldiğim de üst bacaklarım da ağrılar başlamıştı. Bu derece de dik iniş için bu ağrılar tamamen normal diye düşünüyorum. 4-5 pace ile koştuğum inişler de uzun zaman sonra önüm de birini gördüm ve onu hemen geçtim ardından hızımı kesmeden yoluma devam ediyor yine önüm de birilerini görmeyi umuyordum. 39ncu km ye doğru geldiğim de yine birini daha gördüm ve kontrollü bir şekil de giderken o rakibi de geçmiş kısa sürede çoktan ondan da kurtulmuştum. İniş’in bittiği noktaya doğru gelmiş düzlüğe çıkmıştım. Bitiriş çizgisine son istasyondan sonra bu kadar hızlı bir tempoyla gelmek hiç planım da yoktu. Düzlüğe geldikten sonra 400-500 metre sonra bitiriş çizgisini görünce yarışın bittiğine inanamıyordum. Çünkü böyle güzel bir parkur’un daha uzun olması daha çok yer görmemiz gerektiğine inanıyorum.  Bitiriş çizgisine giderken orada ki insanların alkışlaması ile gurur yaşıyor bir hafta içerisin de iki güzel yarış koşmanın verdiği onur’la Kaçkar Ultra Maratonu’nu tamamlıyordum. Kaçkar Ultra Maratonu’nu 04:35:16 de koşarak, genel de 11nci kategorim de 3ncü olmuştum.

Screen Shot 2015-11-06 at 20.18.35
Yarış biter ve Çaykur bizleri içmesem de çay çeşidiyle ödüllendirdi 🙂
Screen Shot 2015-11-06 at 20.18.07
Yarış sonrası Bilge ile yaklaşık 2 saat soğuk dere terapisi yaparak yorgunluğu attık 🙂
Screen Shot 2015-11-06 at 20.18.59
Yarış’tan bir gün sonra da tırmanış yaparken 🙂

ARTILAR, EKSİLER, ÖNERİLER.

– Çok iyi antrenman görmenin faydasını bir hafta da biri 70km ( (80km olup hava şartlarındaın dolayı 70km ye indirildi) diğeri 45km olmak üzere iki önemli yarışı sorunsuz atlattım, iyi antrenman yapın ( fazla antrenman değil, İYİ ANTRENMAN),

-Her yarış’ta tecrübemi artırıyor daha önce yapmış olduğum hataları yapmamaya çalışıyorum. Sizde her hatanızdan birşeyler öğrenin,

– Yarışarak kendinizi daha iyi tanımaya başlayacaksınız, belirli yarışları hedef alıp sadece o yarışlara hazırlanın,

– Bir hafta için de iki ultra KOŞMAYIN!…

– Gereksiz hızlanmalar yapmaktan sakının,

– Sizi yavaşlatacak durumlardan hemen kurtulun,

– Her yarışa gerek fiziksel, gerek mental olarak çok disiplinli bir şekil de hazırlanın,

-Hazır olmadığınız bir yarışa girmemenizi tavsiye ederim.

BU YARIŞ’TA KULLANDIĞIM MALZEMELER

Salomon_Adv_Skin_S-lab_Hydro_12_Set_DeportesNomadas_1
Salomon S-Lab Advance Skin 2 12Set
41R1EjG+86L._SX342_
Salomon XA Running Cap
salomon_wing_jacket
Salomon Slab Sense Light Jacket
SAL293_1000_1
Salomon S-LAB Exo Compression Half Zip Running T-Shirt
salomonExo_short
Salomon Exo S-Lab Twinskin Short
Compressport-UR2-Ultra-Race-Recovery-Calf-Guard-Compression-Base-Layers-White-COUR00T1-1
Compressport R2 race and recovery calf guard
61wr4UDNdCL._SY355_
BV Sport Evolution Trail Running Socks

salomon-slab-xt-6-softground-black-red-[2]-5714-p
Salomon SLab XT6; Softground
ORGANİZASYON İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİM

Bir yarış organizasyonu düzenlemek kolay birşey olmasa gerek. Özellikle ülkemiz de insanları tatmin etmek daha zor olduğu için ülkemiz deki organizatörlerin sorumluluğu iki kat daha artıyor.

Bu sene ilk kez düzenlenen Kaçkar Ultra maratonu gerek görsel, gerekse katılımcılarıyla inanılmaz keyifli geçti. Daha ilk senesin de olmasına rağmen azımsanmayacak bir katılımcı ile başlangıç yapan organizasyonun önümüzde ki senelerde Türkiye’nin önemli Ultraları arasın da takvim deki yerini kuşkusuz alacaktır. Tabi ki her yarışta olduğu gibi bu yarış’ta da ufak pürüzler oldu ama  böyle bir lokasyon’da düzenlenen bir yarış için düzeltilmeyecek pürüzler değil.

Alper Dalkılıç gibi Ultra Maraton’un müdavimi ile birlikte Turizm ve organizasyon konusun da uzman Cumhur Fevzi Başturan tarafından organize edilen Kaçkar Ultra Maratonu 2016 yılı Eylül ayı’nda düzenlenecek. Bize bir de sürprizleri varmış . Daha uzun mesafeli bir ultra görebiliriz 🙂 Yakında hepsini http://kackarultratrail.com/ adresinden yada https://www.facebook.com/kackarultramarathon/?fref=ts den öğrenebilirsiniz 🙂

GENEL SONUÇLAR İÇİN: http://kackarultratrail.com/

SORU VE GÖRÜŞLERİNİZ İÇİN: my.ultrarunner@gmail.com

Ülkemize, Karadeniz’e ve bizlere böyle güzel bir yarış kazandırdıkları için Kaçkar Ultra ekibine Teşekkür ederim.

“Hayallerinizin peşinde koşun, bir gün mutlaka yakalayacaksınız”

Reklamlar