YARIŞ ÖNCESİ
Hani bazı yarışlar vardır koşmak için can atarsınız, sabırsızlıkla beklersiniz, şafak sayar gibi gün sayarsınız ya işte onlardan biri de bu yarıştı. 2014 yılında ilk kez düzenlenen ve sadece organizasyonu görmek ve daha önce Runfire Cappadocia da koştuğum topraklar da koşmak cezbedici geldiği için gittiğim Kapadokya Ultra Maratonu’nu bu sene hedef yarış olarak listeme girmişti.

2015 yılı başında beraber antrenmanlara başladığım Abdullah İnanç Duman(Apo)’a bu yarışı anlatıyor ve Bahadır Hoca’nın da kendisine bu yarışa hazırlanmasını söylemesiyle beraber hazırlanma sözü veriyoruz. Tabi bu yarış için daha aylar vardı. Bu sene birçok yarış koştuktan sonra Kapadokya Ultra ile sezonu kapatıcam dedim kendime. Günler haftaları, haftalar ayları takip ediyor ben ve apo disiplinli bir şekilde Bahadır Hoca’nın (Çılgın İşsevenler) verdiği programlar doğrultusun da çalışıyorduk.

Haziran da önce Almanya’da Zugspitz Ultra  ( Zugspitz yarış raporum ) ve bir hafta sonra da Kaçkar Ultra‘yı koştuktan sonra yaklaşık bir ay koşmadım. Koşmak istemedim 🙂 Bu süreçte bol bol yüzdüm, bisiklet ve eliptik antrenmanları ile birlikte güçlenme antrenmanlarına ağırlık verdim. Ağustos’ta TNF Kapadokya Ultra Maraton’u için hazırlıklara başlayacağımız ve sürekli koşacağımız için koşuyu özlemek istedim ve tabi cross training yaparak farklı kas gruplarını da çalıştırmak iyi oldu.

Artık antrenman dönemi geldi. Bahadır hocam bize ilk programı göndermiş  apo ve ben çalışmaya başlamıştık. Daha önce ki yarışlar da yapmış olduğum antrenman kaçırma hatasını bu sefer ve bundan sonra ki hiçbir antrenman programı için yapmama sözünü verdim kendime. Zamanım yok demek sadece kendimizi kandırmaktan başka birşey değil. Şeytana uymayın:) Ne kadar verimli antrenman o kadar iyi sonuç 🙂 Disiplinli ve iyi bir antrenman dönemi geçirmiş ben ve Apo artık yarış’a hazır hale gelmiştik. Bizimle bizzat ilgilenen ve birkaç sene için de bizim iyi ultracılar olacağımıza inanan bahadır hoca’mızın yüzünü güldürmek için yarışı bekliyorduk. En zor zaman da bu dönem olsa gerek 🙂

Yarıştan bir gün önce son kısa koşumuzu yapmak için çıktık yollara. Bahadır Hoca, Nesrin Hoca, ben ve Apo güzel bir kısa antrenman yaparken bol bol güldük. Zaten bu ekiple daha önce gittiğim yarışlarda da sürekli gülüyordum 🙂

11721445_10154362051547814_626061461_n
Yarış öncesi son antrenman (Nesrin-Apo-Ben-Bahadır hoca)

YARIŞ ZAMANI

DSC_3002
Kapadokya Ultra Start’ı

Sabah 07:00 de 62 ve 110km yarışları’nın startı aynı anda olduğu için yaklaşık 500 kişi start çizgisinin gerisin de toplanmış, inanılmaz bir yarış ortamı oluşmuştu. Apo ve ben ön sırada kendimize yer bulduk ve artık geri sayımı bekliyor haftalarca çalıştığımız ve koşmak için sabırsızlıkla beklediğimiz o anın başlaması için saymaya devam ediyorduk. Solumda Roby ve Hüseyin abi, önüm de Francesca Canepa, sağım da Apo ve Matthias Krah vardı. Geriye sayımdaydık ….10…9…8…7…6……………gooo!!!

Yarış başlamış ve Apo ile beklediğimiz bir şekilde tempolu bir başlangıç yaptık. Ön grup ile birlikte gidiyor ne çok hızlanıyor ne de gruptan kopmamak adına hızımızı çok yavaşlatıyorduk. İlk 14km’si çıkış olan yarış’ta yer yer düzlükler ve inişler de vardı. Start’la birlikte önümüz de kendine yer bulan Francesca Canepa’nın hızı gayet iyiydi ve onun hemen arkasın da tempomuzu bulmuştuk. Yaklaşık 1 saat 23 dakika da 14ncü km ye gelmiştik.Tabi bu noktaya gelene kadar sağanak yağmur ve sert rüzgar hızımızı ve ritmimizi bozmuştu. Düşe kalka yolumuza devam ediyor, dirençli bir şekil de ilerliyorduk. İlk 15 km’sini beraber koştuğumuz Francesca Canepa artık ısınmış ve çok hızlı bir şekilde bizi arkasın da bırakmıştı 🙂  15km bir elit’le koşmak güzel bir deneyim oldu inanın bana 🙂

Yarışın ilk çeyreği bitmiş Apo ve ben birbirimizin iyi olup olmadığını sürekli soruyor, çok fazla konuşmuyorduk. İkimiz de yarışa odaklanmış hedefe doğru ilerliyorduk. İkimizin tek isteği Ürgüp’e en güzel bir şekilde varabilmek. 26.4ncü km de yer alan ikinci istasyon olan Uchisar’a yaklaşık 2 saat 44 dakika da vardık. Kendimi iyi hissediyor, hızlı bir şekilde istasyondan yiyeceğim takviyeleri alıp yola devam ediyordum. Yağmur hala devam ediyor, durmak bilmiyordu. Bir sonra ki istasyona yaklaşık 8km vardı.

Göreme’ye gelmiş artık yarışın yarısını bitirmiş diğer yarısı için biraz güçlenmemiz gerekiyordu. Biraz gıda takviyesi ile yolumuza devam ediyorduk. Bir sonra ki istasyon olan Cavusin’ yaklaşık 10.2 km vardı. Bu süreçte inişli çıkışlı yollar önümüze çıkıyor, kaya kaya, düşe düşe yolumuza devam ediyorduk. Bu yarış’ta çok düşmemin nedeni yağan yağmur’un neden olduğu çamur’lu parkur değil, tamamen yanlış ayakkabı tercihi oldu 🙂
Çavusin’e gelmiştik… Artık yorgunluk belirtileri az da olsa başlamış ama kendimi genel olarak çok dinç ve güçlü hissediyordum. Bu da yapmış olduğum antrenmanlar ve iyi bir hazırlık dönemi geçirmem sayesin de oldu. Çavuşin istasyonun da iyi beslenerek yoluma devam ediyordum. Apo ile 40ncı km den sonra yollarımızı ayıracağımızı düşündük ama birbirimizi geçemedik ve beraber yola devam ettik 🙂

Akdağ’a gelene kadar önümüz de bol eğimli iki çıkış vardı. Bu süreçte yağmur yağmıyordu ve hava açmıştı. Zemin çok yumuşak değildi ve kaymıyordum artık 🙂 Çıkarken gördüğümüz manzara gerçekten unutulacak gibi değildi. Yükseldikçe rüzgar kendini hissediyor ama bizi rahatsız etmiyordu. Yaklaşık 52nci km de olan Akdağ istasyonuna 5 saat 52 dakika da gelmiştik. Son 10km kalmış yarışı bitirmek istediğim kadar, bitmesine ve bu macera’nın bitecek olmasına da üzülüyordum.

Apo ile birlikte birbirimizi çekiyor bazen ben ,bazen apo öncü olup birbirimize liderlik yapıyorduk. Bi ara işaretlerin bizi yanıltması ile birlikte çok az bir kaybolma sorunu yaşadık ama hemen geri dönüp doğru yöne devam ettik. Akdağ’a geldiğimiz de geçen sene ki yarışın ikincisi ve bu sene ki yarışın favorilerinden biri olan İran’lı Davood Shirkhani’yi görünce şaşırmıştım. Kendi kendime sorular soruyordum.”biz mi hızlı gittik yoksa Davood’ta sorun mu var?”  🙂 Davood sakatlanmış ve yarışı ön grupla götürememişti ama yoluna devam etti. Bir süre ben, Apo, Davood ve pace maker arkadaşı ile önlü arkalı beraberce gittik. Yarışın bitimine 5-6km kala apo ve diğer grup’tan kopup bitiriş çizgisine doğru tek başına gidiyordum. Apo bu noktaya kadar sürekli yanımdaydı bundan dolayı kendisine çok teşekkür ederim. Bitiriş çizgisine yaklaştıkça bir masalı daha bitiriyordum. Bu senenin son büyük yarışını bitiriyordum. Aylarca aklımdan çıkmayan yarışı bitiriyordum. Bahadır hoca’nın bizi gerek mental, gerekse fiziksel olarak çok iyi hazırladığı bir yarışı bitiriyordum. Ama bu bitiriş yeni hikayelerin başlangıcı olacaktı. Ve 62km mesafe’li, 1980m yükseklik kazınımı olan The North Face Kapadokya Ultra Maratonu’nu 7 saat 1 dakika da koşarak genel de 12nci kategorim de 7nci oldum. Geçen sene fiziki şartların daha kolay olduğu yarışı bu sene 37 dakika daha iyi koşarak doğru antrenman yapmanın meyvelerini toplamaya başladığımı düşünüyorum 🙂

12218849_914837551968824_1373501113_o
Fotoğraf: Emre Varlıbaş
Screen Shot 2015-10-31 at 21.48.15
Strava Yarış Sonucum

YARIŞ SONRASI KISA ANALİZİM

Çok iyi bir antrenman dönemi geçirmeme rağmen istemeden de olsa yapmış olduğum stratejik hata son 15km’ye gereksiz yorgun girmeme neden olduğunu düşünüyorum. Tabi ki her yarış bir tecrübe ve her yarışta birçok tecrübe ediniyoruz ve bunları bir sonraki yarışlar da kullanmaya çalışıyoruz. Bu yarışta da birçok deneyim elde ettim. İlk defa bütün yarışı bir partner’le koştum. Bir elit’le koşarken onu gözlemledim ve bazı dersler çıkardım. Yanlış ayakkabı tercihi, doğru gıda tercihi gibi deneyimlerin yanı sıra Türkiye de ilk kez katılımın böyle yüksek olduğu bir yarışı tecrübe edindim. Bugün yarışı kaçıncı bitirdiğinizin önemi yok. Bir sene önce neredeysiniz? şimdi neredesiniz? bunu iyi analiz ediyorsanız doğru yoldasınız. 3 sene önce 6km koşan biri olup bugün 62Km’yi bitiriyorsanız yolunuza  devam edin 🙂

ORGANİZASYON İLE İLGİLİ ANALİZİM

Türkiye de “Trail Koşu” kalitesini bir, hatta iki üst seviyeye çıkaran bir ekip tarafından düzenlenen bu yarış geçen seneden daha önce de bahsettiğim gibi tam altı katı büyümüş. Hemen hemen koşucular için herşeyin düşünüldüğü organizasyon’u eleştirecek birşey bulamadım. Sadece istasyonlar da duracak gönüllülerin yarış öncesi bilgilendirilmesi daha iyi olur. Yarışçıların psikolojini anlayacak kişilerin istasyonlar da olması bizler için daha avantajlı ve daha verimli oluyor. Ekim ayın da yurt dışın da yarış bakmanıza gerek yok. Bu yarış gerçekten ülkemiz adına büyük bir ULTRA nimet. Gitmezseniz büyük şey kaçırırsınız derim. Ülkemize hayırlı olsun 🙂

                                               BU YARIŞ’TA KULLANDIĞIM MALZEMELER

Salomon_Adv_Skin_S-lab_Hydro_12_Set_DeportesNomadas_1
Salomon S-Lab Advance Skin 2 12Set
salomon slab sense 4 ultra
Salomon SLab Sense 4 Ultra
SAL293_1000_1
Salomon S-LAB Exo Compression Half Zip Running T-Shirt
salomonExo_short
Salomon Exo S-Lab Twinskin Short
Salomon-Bonatti-Waterproof-Jacket-SS15-Running-Waterproof-Jackets-Red-SS15-L37149200
Salomon Bonatti Waterproof Jacket
61wr4UDNdCL._SY355_
BV Sport Evolution Trail Running Socks

“KÖTÜ HAVA YOKTUR, YANLIŞ MALZEME VARDIR”

BU YARIŞ’A BENİ VE APO’YU İYİ HAZIRLAYAN BAHADIR HOCA’YA, NESRİN HOCA’YA VE PARTNERİM APO’YA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.

ÖZEL TEŞEKKÜR: KATHERINE NAOMI STEIN

APO’NUN YARIŞ RAPORUNU OKUMAK İÇİNhttp://inancduman.com/blog/yaris-raporu-5-the-north-face-cappadocia-60k/

YARIŞ SONUÇLARI: https://cappadociaultratrail.com/2015/

YARIŞ SONRASI: https://www.facebook.com/cappadociaultra/videos/951394054906989/?video_source=pages_finch_main_video

Bundan önce koştuğum Ultra Maraton yarışların raporlarını da yazıp sizinle paylaşacağım.

Soru ve görüşleriniz için: my.ultrarunner@gmail.com

“Hayallerinizin peşinde koşun, birgün mutlaka yakalayacaksınız”

Reklamlar